Ana Sayfa Blog

Yepyeni Ford Puma: Şehirli Bir SUV!

Ford’un yeni SUV otomobili Yepyeni Ford Puma; modern, şık ve cesur görümüyle dikkat çeken bir tasarımla karşımızda. Alışılan SUV tipi araç görünümü aksine fazlasıyla modern, zarif ve şık görüntüsüyle şehir trafiğinde dikkatleri üzerine çekiyor. Metropolde alışık olmadığımız kadar şık bir SUV tasarımı ile şov yapan Yepyeni Puma, asfalt zemin dışında da yüksek performansıyla şaşırtıyor.

7 ileri otomatik vitese sahip Yepyeni Puma, Ecoboost Hybrid motor teknolojisi ile çevreci ve yenilikçi bir duruş sergiliyor. Bu teknoloji gerektiğinde benzinli motorun elektrikli bir motor ile desteklenerek yakıt tasarrufuna ve uzun mesafeleri düşük emisyonla kat etmenize imkân sağlıyor. Yüksek performansına rağmen klasik motorlara göre CO2 emisyonu ciddi ölçüde düşük.


Sınıfının En Büyük Bagaj Hacmi
Zarif görünümünün aksine, sınıfının en büyük yıkanabilir bagaj hacmine sahip. 80 litrelik su geçirmez ve tahliye tapası olan ekstra bir Megabox’ı sayesinde ek depolama alanı yaratarak, özellikle sporseverler için kolaylıkla muhafaza edilebilir bir alan oluşturuyor.
Ayrıca sadece sizin değil evcil hayvanınızın da konforu düşünülmüş ve Hayvan Dostu olarak tasarlanmış.

Güvenlik ve Park
Teknolojik yeniliklerle donatılmış Yepyeni Puma’nın Adaptif Hız Kontrol Sistemi ayarladığınız takip mesafesine paralel olarak trafiğin akış hızına göre hızınızı ayarlayarak takip mesafesini koruyor. Olası tehlike durumlarına karşı Acil Durum Manevra Destek Sistemi,Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Şerit Takip Sistemi ve Hizalama Asistanı gibi pek çok teknolojiyi destekleyen Ford Co-Pilot360 özelliği mevcut. Geri Görüş Kamerası, Gelişmiş Otomatik Park Sistemi, Çapraz Trafik Uyarı Sistemi ile şehrin yoğun ve dar alanlarında bile park etmeyi fazlasıyla kolaylaştırıyor.

Kişiye Özel Sürüş Modu
Normal, Eco, Spor, Kaygan Zemin ve Arazi olarak 5 farklı sürüş modu var. 12.3” Dijital Gösterge Panelinde seçtiğiniz her mod için farklı bir tema rengi mevcut.
Ayrıca seçilebilir sürüş modları sayesinde gaz tepkisi, direksiyon hassasiyeti ve vites değiştirme ile ilgili tüm alışkanlıklarınıza uygun bir sürüş modu da belirleyebilirsiniz. Yepyeni Puma, sizin stilinize göre bir yol bularak size özel ve ayrıcalıklı hissettiriyor.

İsterseniz müziğin ritmi, isterseniz mesaj içeriği!
Kalitenin karşılığı B&O Ses Sistemi teknolojisi ile 575 watt’lık ses sistemine sahip. Dijital hayattan ve telefondan kopmak istemeyenler de fazlasıyla düşünülmüş. Ford SYNC  teknolojisi sayesinde telefondan kopmadan isterseniz sesli komutlarla müziğinizi kontrol etmenin tadını çıkarın, isterseniz de metin mesajlarınızı Yepyeni Puma size sesli olarak okusun. Ford SYNC  teknolojisi sayesinde telefondan kopmadan konforlu ve güvenli yolculukların keyfini sürün.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!


Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyler almak istedim. Ufak tefek atıştırmalık yiyeceklerin yanında marketten en sevdiğim markanın ambalajlı sütünü aldım. Süt, bizim evde çok tüketildiği için artık her alışverişlerimde sanırım hiç düşünmeden sepete ekliyorum.

Evlerine gittiğimde arkadaşım torbaları boşaltırken sütleri kendime aldığımı sanınca biraz şaşırdım. Meğer çocukları süt “sevmezmiş”. Benim düşünceme göre, çocuklar bir gıdayı, bir yiyeceği sevmediğinde bu gerçek fikir değil, bir etkilenme veya zorlanma sonucu oluyor. Yani çocuğu yemesi veya içmesi için zorlarsan o çocuk o gıdayı bir daha tüketmeyebiliyor. O yüzden çocukları serbest bırakmak, sıkmamak, o gıdayı farklı tarif ve formlarda denemelerini sağlayarak onlara sevdirmek lazım. Hele ki konu beslenme için olmazsa olmazlardan süt ise….

Arkadaşımla sohbet ettiğimizde  çekinerek ambalajlı sütleri pek kullanmak istemediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise besin değerinindüşük olduğunu duyduğunu ama bunu da araştırmadığını, tamamen kendi fikri olduğunu söyledi. Hızlıca bir google’layarak onunla birkaç araştırmayı paylaştım.  Çıkan sonuçlar,onu şaşırttığı kadar beni de şaşırttı. Zira bilmediğim bir sürü şey öğrendim. Bu vesileyle arkadaşıma da teşekkür ederim yeni şeyler öğrenmemi sağladığı için.

Araştırmam sonucunda edindiğim bilgileri kısaca sizinle de paylaşmak istedim. Süt özelikle 1-4 yaş döneminde zihinsel gelişime katkı sağlıyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlıyor.  Sonraki dönemlerde yani gebelik ve emzirme dönemlerinde bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı oluyor.

Hamilelik dönemlerinde annelerin çoğunda yaşanan kemik ve diş problemlerinin oluşumunu önlüyor. Yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde ise yaşanması olası olan kemik problemlerinin önüne geçilmesinde etkili rol oynuyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini de içinde barındıran süt sağlıklı ve kaliteli yaşamın anahtarı diyebiliriz. Eğer siz de yaşamınızı daha kaliteli sürdürmek, olası sağlık problemlerinin önüne geçmek istiyorsanız her gün az 2 bardak süt ve 1 porsiyon süt ürünü tüketmenizi öneririm. Uzmanlar yetişkin ve yaşlıların da ortalama 2 bardak süt içmelerini öneriyorlar. Hal böyle olunca aslında sütün günlük beslenmemizde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.

Ambalajlı Sütler Nasıl üretiliyor?

Ambalajlı sütler, ısıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği’ne uygun ısıl işlem geçirerek ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanan tesislerde üretiliyor.

Isıl işlem, dünya çapında tüm sütlere uygulanan bir yöntemmiş meğer. Bu işlemin  amacı, sütün besleyiciliğinden ve içeriğindeki vitaminlerinden de herhangi bir kayba uğramadan, insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenlerin tamamen uzaklaştırılmasıymış. mış.
Bu arada aranızda çiğ süt kullanan varsa diye çok ama çok önemli bir bilgi eklemek istiyorum. Çiğ olarak tüketime sunulan açıkta satılan sütler biliyorsunuz sokakta, dükkan önlerinde, mağaza kapılarında filan satılıyor. E tabii soğuk zincir de hak getire! Bu sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artıyor. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılıyor ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları ambalajlı sütlere göre daha fazla oluyor.

Özetlemek gerekirse; kendi sağlığınız ve çocuğunuzun sağlığı için her yerden süt almayın, çiğ süt almayın, denetimden geçmeyen sütü doğal sözüne kanıp eve sokmayın. Çocuklarınızı da onu sevmiyor, bunu sevmiyor diye şartlandırmayın. Sadece neyi nasıl sunacağınızı bilin ve çocuğunuza, yeni şeyler denemesi ve sevmesi için her zaman şans verin.  Çocuğunuza sütü sevdirecek bir tarifle bu yazımı sonlandırıyorum 
Şimdiden hepinize afiyet olsun.

Çilekli& muzlu Smootie Tarifi:
• 10 adet çilek,
• Yarım olgunlaşmış muz
• 1/2 bardak kutu süt,
• 2 küp buz.
• Çocuklar için hazırlıyorsanız 1 tatlı kaşığı bal
Yukarıdaki karışımı 1 dakika blender’dan geçirin ve şahane bir yaz içeceğiniz hazır!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Coronavirüs Döneminde Hızlı Olan E-Ticaret Markaları Kazanıyor!

Covid-19 tüketici alışkanlıklarını değiştirdi. Süper marketlerin kasa önlerinde oluşan uzun kuyruklar sanal marketlere taşındı. Ancak bu da başka bir sorunu beraberinde getirdi. Güvenli alışveriş fırsatı sunan bu marketlerin çoğu, online siparişlerinde bile giderek artan taleplere yetişemez hale geldi. Verdiği siparişin evine gelmesini günlerce bekleyen tüketici ise alternatifler arayışında. İşte bu alternatifler arasından en fazla öne çıkan isim ise Avansas oldu. 

Avansas‘ın Tecrübesi Hıza Alışkın Olması!
Avansas bu zorlu Covid günlerine kadar yalnızca iş dünyasının yakından tanıdığı bir e-ticaret firmasıydı. Alanında öncü birçok şirketin, ofis ve dükkân gibi sayısız iş yerinin alışverişlerinde tercih ettiği Avansas, iş dünyasının hızına yetişmek için kendi dağıtım ağını kurmuş ve bu yöntemle firmaların güvenini kazanmayı başarmış. Şimdi ise bu tecrübesinden herkesin faydalanabilmesi için yepyeni bir karar alarak evlere teslimat sürecini başlattı.


 
Ürünleriniz Sadece 1 İş Günü İçinde Kapınızda!
Avansas’ın yeni kararında dikkat çeken en önemli nokta evlere servisi 1 iş günü içerisinde gerçekleştiriyor olması. Muadillerinin neredeyse 4-5 güne uzayan teslimat süreçleriyle kıyaslandığında Avansas sadece bu yönüyle bile ilk tercih olmayı başarıyor. İstanbul başta olmak üzere, Ankara, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ, illerindeki tüm evlerin siparişleri 1 iş günü içinde kapılarına geliyor. Üstelik Avansas’ın hijyenik teslimat araçlarıyla. 

Avansas Düzenli Sterilizasyon Çalışmasına ve Ekip Sağlığına Her Şeyden Çok Önem Veriyor!
Hijyen kurallarına herkesin fazlasıyla dikkat ettiği bugünlerde Avansas’ın önemli bir artısı daha var. Düzenli olarak dezenfekte ettiği kendi araçlarıyla teslimat yapıyor. Böylece, evlere girecek olan ürünlerle temas edenlerin sayısı bir hayli sınırlandırılıyor. Avansas’ın düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirdiği dağıtım ekibi dışında hiç kimse ürünlerle temas etmiyor. Siparişler kargo kamyonlarında ya da ofislerinde günlerce virüse açık bir halde bekletilmiyor. Düzenli olarak sterilizasyon çalışmaları yapılan Avansas depolarından yapılan alışveriş yine firmanın kendi steril araçları ve eldiven, maske gibi koruyucularla çalışan ekibi sayesinde 1 iş günü içinde evlere ulaştırılıyor.

Peki Avansas‘ta Neler Var?
Bu soruyu “Avansas’ta yok yok” diye yanıtlamak mümkün. Kolonyadan çamaşır suyuna, tuvalet kâğıdından mutfak bezine ve hatta kişisel bakım ürünlerine kadar herhangi bir markette bulunandan daha fazla temizlik ürünü Avansas’ın stoklarında yerini almış. Bunların yanı sıra mutfaklara gönül rahatlığıyla alınabilecek bakliyat, makarna, un, sağlıklı atıştırmalıklar, bitki çayları, kahve türleri ve daha birçok yiyecek ve içecek çeşitliliğine de ulaşmak mümkün. 
Avansas karantina sürecinden etkilenen çocukları da unutmamış. Bahçelerde, parklarda koşturmaya alışkın olan küçüklerin bugünlerde yaşadığı sıkıntı bir hayli büyük. Onları eğlendirmek ve birlikte güzel vakit geçirmek isteyen ebeveynlerin işini kolaylaştıracak birçok paket hazırlanmış. Üstelik bu sağlıklı boya setleri ve hobi paketleri uygun fiyatlarıyla da dikkat çekiyor.  

Avansas iş dünyasıyla çalışma konusunda epey deneyim sahibi olduğu için bünyesindeki ofis ve kırtasiye malzemeleri, elektronik ürünler, mobilya ve hırdavat çeşitleri bir hayli fazla. Evlere taşınan ofislerin ve halen çalışmak zorunda olan şirketlerin tüm ihtiyacını karşılayacak olan bu ürünler oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. 

Güvenli Alışverişin Yeni Adresi!
Online alışveriş yapmaktan çekinenler bile bu yeni dünyaya adapte olmaya çalışırken Avansas‘ın bu konudaki güvenilirliği de dikkat çekiyor. Bugüne kadar iş dünyasının önde gelen firmaları tarafından tercih edilmesinin tek sebebi sadece dağıtım hızı değil, aynı zamanda güçlü ve güvenilir alt yapısı. Avansas, tüm dünyada online alışveriş için en korunaklı yöntemlerin başında gelen 3D Security ve benzeri sistemleri kullanıyor. Bu durum da banka bilgilerini paylaşmak konusunda herhangi bir endişeye yer bırakmıyor. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Sigorta Sektöründe Dünyanın Inovasyon Devleri İstanbul’a Geliyor!

İstanbul, sigorta dünyasının yakından takip ettiği önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünya sigorta sektörünün bugününün ve geleceğinin konuşulacağı “Global Insurtech Summit 2019’’ İstanbul’a sayılı günler kaldı.

 Sigorta sektöründe devrim niteliğindeki teknolojilerin yeni ismi Insurtech’in, Türkiye’deki çalışmalarına hız katmak ve Insurtech startuplarına destek olmak amacıyla kurulan Insurtech HUB, ilk faaliyeti olarak dünyanın en popüler Insurtech devlerini İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. EuroEvents ve Insurtech HUB’ın ortaklaşa düzenleyeceği Global Insurtech Summit İstanbul 2019, 3-4 Nisan tarihleri arasında Beşiktaş Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel’de düzenlenecek. Yıldız Teknopark ve Yıldız Kuluçka Merkezi’nin destek verdiği zirveye, 30’dan fazla ülkeden 30’dan fazla konuşmacı, 200’den fazla temsilci katılacak. Sektörün önde gelenlerinin  bir araya geleceği zirvede,  20 saatten fazla networking yapılacak.

Geleceğin şekilleneceği bir zirve olacak

Sigorta sektörüne evrim geçirtecek teknolojilere ev sahipliği yapacak Global Insurtech Summit İstanbul 2019’da; Dijital Dönüşüm, Müşteri Deneyimi, Nesnelerin İnterneti – IOT, Blockchain, Sigortada Yapay Zeka, Makine Öğrenimi, Bulut Teknolojileri, Veri İşleme, Otomasyon, Sağlık, Hasar, Telematik, Bankasürans, Yıkıcı Teknolojiler, Yeni Alternatif Dağıtım Kanalları gibi sektörün gelişimine yönelik birçok konu detaylıca ele alınacak. Tüm bunların dışında İstanbul’un eşsiz güzelliğinin en güzel göstergesi olan İstanbul Boğazı gezisi yapılacak ve gezi esnasında eşsiz İstanbul manzarası ile birlikte sigorta sektörü açısından yenilikleri içeren teknolojileri konu edinen bir de panel düzenlenecek.

Sektörün önemli isimleri bir araya gelecek

Açılış konuşmasını Insurtech HUB Genel Müdürü Andrew Warburton’un yapacağı zirveye, Insurtech alanında yaptıkları çalışmalar ile birlikte tüm dünyada sigortacılık sektörüne öncülük eden Bolaise Group Startup Koçu Karl Heinz Passler, Fintech İstanbul Kurucu Ortağı Prof. Dr. Selim Yazıcı, Safesite Genel Müdür Yardımcısı Emilio Figueroa, Startupbootcamp Genel Müdürü Manjit Rana, Insurtech Connect Kurucu Ortağı Jay Weintraub, AcerPro Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Acer, Insurance Nerds Yazarı Rob Galbraith gibi duayen isimler konuşmacı olarak katılacak.

Ayrıca zirveye; Finansal Kurumlar Birliği Başkanı ve Turkcell Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Adem Duman, Turkcell Finansman Genel Müdür Yardımcısı Doğan Özgenc, Comadso A/S Hollanda Ülke Müdürü Eva Kemp, Comadso A/S Polonya Ülke Müdürü Joanna Kościuch-Malinowska, Amodo Ceo’su Marijan Mumdziev, InsureAbout Almanya Başkanı Timo Dreger, Almanya Yaşam / Sağlık, Kurumsal Dijitalleşme ve İnovasyon Komitesi Üyesi Jamil Meier, İtalya Analiytics Başkanı Filippo Della Casa, Marsh Orta ve Güney Doğu Avrupa ve Avusturya Ticari ve Tüketici Yöneticisi Liviu Huluta, Vault Security Systems AG İsviçre CEO’su Arman Sarhaddar, KASKO CEO’su Nikolaus Sühr, SafeSite Insurtech Danışmanı Emilio Figueroa, Euroevents CEO’su Kiril Gelevski, Leo Capital Kurucu Ortağı Shwetank Verma, SixThirty Hollanda Bölge Müdürü Samarth Shekhar, Nect GmbH Kurucu Ortak Benny Bennet Juergens, Life is Hard S.A. CEO’su Erik Barna, ATIDOT Genel Müdürü Roy Perlson, Bsynchro CEO’su Michel Chammas, C Consulting International S.r.l. İş Geliştirme Müdürü Dario Schiller, DriveQuant CEO’su Philippe Moulin, Claims Control CEO’su Laimonas Stončius de konuşmacı olarak katılım sağlayacak.

Zirve hakkında detaylı bilgi almak www.insurtechsummit.io adresini ziyaret edebilirsiniz.

Insurtech HUB hakkında detaylı bilgi almak için de www.insurtech.org’u ziyaret edebilirsiniz

Insurtech Sektörü Kolaylaştırmaya ve Geliştirmeye Geliyor

Türkiye’de henüz tam olarak anlaşılmamış ve yeterince benimsenmemiş olsa da Sigortacılık özel bir alan ve bir yaşam tarzı. Sigorta kişinin yaşamına çok yakından dokunuyor. Bu nedenle de klasik iş süreçleri zamanla farklılaşmaya hayatın tam içine daha çok dahil olmaya başlıyor.

Öyle ki, şirketlerde müşterinin değişen davranışlarının incelenmesi için özel birimler kurularak, sürecin iyi anlaşılması ve yönetilmesi sağlanıyor.

İnovasyon birimleri kuruluyor, kurumsal girişimcilik destekleniyor, şirketler dijital dönüşüme başlıyor. Tüm bunlar sigorta sektörünün gelişimine katkı sağlıyor.

Değişim başladı, uyum sağlanmalı!

Sigorta şirketleri başarılı ve sürdürülebilir bir hizmet sunabilmek için, pazarlama faliyetlerini yürütürken, bir taraftan da stratejisini belirleyerek geleceğe yatırım yapıyor.

Hedef kitlesini belirleyen sigorta şirketi geleceğe yatırımı uzun vadeli çalışmalarla yürütebiliyor.

Hedef kitle belirlemesinde, Rekabetin yoğun olduğu yaş grupları genellikle bugünün alıcılarıdır. Aslında biz bakış açımızı biraz daha değiştirmeliyiz. 18 yaş altı ne yapıyor mesela? Nerelerdeler, nelerden hoşlanırlar, nasıl dikkatlerini çekebiliriz?

Gençler neredeyse markalar orada olmalı. Alım gücü gençlere geçtiğinde satın alma, tercih etme süreçleri kesinlikle bugünkü gibi olmayacak. Bu nedenle bildiğiniz herseyi unutup dijital bir düşünce yapısına geçin.

Peki ya 65 yaş üstü?

İşte onlar sponsorlar. Yani 65 yaşındaki bir kişinin muhtemelen torunları vardır ve onların ihtiyaçlarını karşılıyordur. Kendisi için değilse bile torunları için alım yaparlar. Pazarlama faaliyetlerinde bu durumu göz ardı etmemek gerek. Dedeler torunlarının sponsorudur!

Sigorta satın alınmıyor, satılıyor!

Türkiye’de maalesef Avrupa ülkelerine göre sigortalanma oranları çok düşük. Bunun en önemli nedenlerinden birisi şu; Ülkemizde sigorta satın alınmıyor, “satılıyor”. Hatta bazen kişi farkında olmadan almış oluyor. Bilinçli ve riskin farkında bireyler değiliz. Gelişmiş ülkelerde bu durum daha farklı ama bunun da nedeni toplumsal bilinç oluşturulması.

Startuplar

Müşterinin gelişen ve değişen ihtiyaçlarını büyük şirketler yakalayamayabiliyorlar. Bu da sektörün gelişimini engelliyor, yavaşlatıyor. Büyük şirketler hareket kabiliyetleri gelişmediği için teknolojik gelişmelere çabuk adapte olamıyorlar. Hem ana faaliyetlerinin dışındaki konulara yeterince odaklanamıyor, hem de onay süreçlerini hızlı aşamıyorlar. Startup süreci biraz daha farklı, proje fikri oluştuğu anda ekip kanalize oluyor, geliştirmeye başlıyor, daha hızlı, kıvrak ve odaklı çalışabiliyorlar.

Startuplar, teknolojik bir yaklaşım ile, sigorta sektörüne özel çözümler üretmek, inovatif teknolojiler geliştirmek üzere çalışma yürüttüğünde, ortaya insurtech kavramı çıkıyor.

Insurtech, sigorta sektöründe hayatı kolaylaştırmak için çözümler sunuyor. Bu da en iyi startuplar ile başarılabiliyor.

Insurtech startuplarını; dijital, mobil, teknoloji seven, datayı anlayan, datadan sonuç çıkaran, esnek, müşteri odaklı, motivasyonu yüksek, değer üreten, yeni iş modelleri oluşturan gibi tanımlar ile niteleyebiliriz.

Insurtech neden ön plana çıkıyor?

İnovasyonlar, ekonomik değişimler, müşteri beklentileri, yeni jenerasyonların ilgi ve algısı, sektör çalışanları ve müşteri İhtiyaçları gibi konularda duyulan gereksinimler insurtech çalışmalarının ön plana çıkmasına neden oluyor.

Insurtech Startupları inovatif bakış açısı ile, yeni ürün ya da hizmet geliştiriyor, dijital projeler oluşturuyor, teknolojiyi mümkün olduğu kadar etkin bir şekilde projelerinde kullanıyorlar. Projelerin, hızlı aksiyon almayı sağlaması, kolay olması, beklentiyi karşılaması önemli. Son kullanıcı başladığı ekranda işlemini sonuçlandırabiliyorsa o zaman kullanılabilir bir çözüm ortaya çıkmış demektir.

Sonuç olarak; kullanı kolaylığı sağlayan, kullanıcı dostu, müşteri tepkisine göre şekillenebilen, doğru kitleyi hedefleyen, hem sigorta şirketi hem de son kullanıcı için maliyet tasarrufu sağlayan, teknoloji ve inovatif fikirleri içeren ürünler geliştirilmeli ve aktif olarak iş süreçlerimizde yer almalı. Bunun en kolay ve hızlı yolu startupları desteklemekten geçiyor. Bu şekilde uzun prosedürleri aşmak zorunda kalmadan, istediğimiz nitelikte ürünleri iş süreçlerimize ekleyebilir ve verimliliği artırabiliriz.

Fikriniz ya da projeniz varsa ya da soru sormak isterseniz mutlaka yazın doğru kontaklar ile çalışmak her zaman bir adım öne geçmenizi sağlar.

Elveda Meta Description!

Meta Description kullanımı ortadan kalkacak! inanması zor tabi.

İlk olarak, ne olduklarını ve ne için kullanıldığını açıklığa kavuşturalım.

Web siteniz veya sayfanız aramada görüntülendiğinde, önce Meta Page Tag (Meta Sayfa Başlığı) ve ardından sayfanın veya sitenin ne hakkında olduğunu açıklayan bir snippet görüntülenir. Google, her zaman bir alternatif gösterme hakkını saklı tutmasına rağmen, geleneksel olarak bu metin parçası, yazılan Meta Description (Meta Tanımlama) olacaktır. SEO değerine sahip olmayan bu snippet’in önemi, bir ziyaretçiyi web sitesine bağlantıyı tıklatmaya ikna etme fırsatıydı.

Geçtiğimiz Aralık ayında, Google arama sonuçlarındaki “snippet” in uzunluğunu 160 ile 320 karakter arasında  artırarak bizi şaşırttı. Web yöneticilerini, mevcut meta açıklamaları direk artırmaya değil, mevcut olanı kullanıp kullanmayacağına veya eğer uygunsa genişletme işini Google’a bırakabilir.

Google genişletilmiş ürünü tanıttıktan sadece beş ay sonra, daha geniş bir snippet’e geri döndü,  aslında, masaüstünde 160’a ve mobilde 120’ye geri döndü.

Ancak, hepsi bu değil. Danny Sutherland’a göre “Snippet’ler için sabit uzunluk yok. Uzunluk (Google) sistemlerimizin en kullanışlı olduğunu düşündüğümüze göre değişir. Snippet’ler dinamik olarak oluşturulduğundan Google, snippet’ler için yeni bir maksimum uzunluk belirtmeyecek.”

“Snippet’ler dinamik olarak oluşturulduğundan” ifadesini not alın. Bu ne anlama geliyor?

Google’ın Aralık ayında yaptığı açıklamaya geri dönelim “snippet’lerimiz dinamik olarak oluşturuldu”. Bazen, meta description etiketinde olanları kullanırlar. Daha sık olarak, sayfanın kendisinden ve belki de meta description etiketinin bölümlerinden, tek tek sorgular için uygun olan içerik gösterilerek oluşturulur.

Tüm bunlar, Google’ın Rank Brain AI’nin arama terimine ve sayfa içeriğine göre hangi snippet’in görüntüleneceğine karar vermek için kullanıldığına inanmamızı sağlıyor. Meta açıklama etiketi daha az önem kazanıyor ve neredeyse ilgisiz oluyor.

Nisan ayında Yoast tarafından yapılan bazı araştırmalar ve çalışmalar, Google’ın gösterdiği snippet’lerin çoğunun meta açıklamasından değil, web sayfasındaki içerikten kaynaklandığını gösterdi. Ayrıca, snippet’in metnin içinde daha derin içerik yerine sayfadaki açılış cümlelerinden geldiğini de belirtti.

Peki bu “Meta Page Description” geleceği için ne anlama geliyor?

Muhtemelen söylemek için çok erken ve hızlı aksiyon almamak lazım. Google, AI’nin arama terimlerine dayalı olarak hangi snippet’i göstereceğine karar vermede daha iyi olduğuna karar verdi.

Google, Meta Tanımlama Etiketi’ni, arama yapanların aradığı bilgileri göstermeyip, sayfalara veya sitelere tıklamaya ikna etmek için kullanılmasına karar vermesi de mümkündür. Sayfa içeriğinin doğru bir tanımını vermek yerine meta açıklamasını “tıklama yemi” olarak etkin bir şekilde kullanabilir.

Yukarıda belirtildiği gibi, Meta Description hiçbir zaman SEO için bir değere sahip olmadı, ancak web sitesi sayfalarına tıklamaları teşvik edebilecekleri ve sonuç olarak site ziyaretçilerinin sayısı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilecekleri şekilde tasarlanmışlardır.

Web yöneticilerinin ve web sitesi sahiplerinin meta açıklamalarını nasıl yazacağını ve sayfa içeriği tıklamaları en üst düzeye çıkarmaya devam edecek şekilde nasıl düzenleyeceğini ve bu değişikliklerin nasıl etkisi olacağını doğru bir şekilde anlayabilmek biraz zaman alacaktır.

Google’ın meta açıklamasını kullanabileceği veya içeriğin bir kısmını kullanabileceği anlaşılıyor. Sayfaların içeriğini doğru bir şekilde tanımlamak ve ziyaretçileri bağlantıya tıklamaya teşvik etmek için açılış cümlelerini iyi düzenlemek gerekecek.

Google, RankBrain’in arama sonuçlarını sunmada daha doğru olduğunu bir süredir söylüyor ve bu, AI’nin aramada nelerin görüntülendiğine karar vermede daha fazla kontrol sahibi olmasını sağlamanın bir sonraki doğal adımı olacak gibi görünüyor.

Yakında Meta Decription’a hoşçakal diyecek ve Google, dinamik olarak oluşturulmuş snippet’lerine güvenmeyi söyleyecektir.

Web Sitesine Yeni İçerik Girdikten Sonra Ne Yapmalısınız?

Sosyal Medya! Çocuklar dahi artık kullanıyor.

Fakat tüm çocuklar instagram ile meşgulken, siz işinizin sahibi olarak sosyal medya araçlarını aktif kullanmalısınız.

İçeriğinizi sosyal medya hesaplarından paylaşmak, web sitenizde yer alan içeriğinize bağlantı sağlamak anlamına gelir.

Hedefli trafiği yalnızca web sitesine geri gelmesini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda Google’a bildirir. “ Hey Google, Web sitemde süper bir içerik var gelip bakar mısın?” 🙂

Dolayısı ile içeriğinizi sosyal medya hesaplarınızdan paylaşmak hem Google hem de hedef kitlenizi, sosyal platformlarda içeriğin farkında haline getirir ve bağlantıyı web sitenize geri gönderir.

Sosyal Paylaşım Widget’ları

Web sitesi oluşturmanın bir parçası, blog yayınına bir sosyal medya paylaşım modülü eklemek olmalıdır. Bu kullanıcıların web sitenizden yayınınızı tek bir tıklamayla “beğenmesini” “paylaşmasını” veya “pinlemesini” sağlar.

İçeriğin Paylaşımı

Kullandığınız tüm araçlar ile içeriğinizi çeşitli platformlarda potansiyel müşterilerinizin karşısına çıkarabilirsiniz. İki işletmenin sosyal medya varlığı aynı değildir. Örneğin bir mimarın Facebook’ta değil Linkedin’de daha aktif olması uygun olabilir. Bunun işinize uyarlanması gerekir. Ancak her mecranın kendi dinamiğine göre uygun şekilde kulanılması gerekir. Bu şekilde çeşitli ve size uygun mecralardan içeriğinize link verin.

Blog gönderilerinizin her birine eklenecek öğeler için yapılacaklar listesi;

  • Yayınınızın doğru yerde kullanılıp optimize edildiğinden emin olun.
  • İçeriğinize video ekleyin. (YouTube üzerinden ya da siteye eklenmiş bir video olabilir.)
  • İçeriğinizi Facebook sayfanızdan ya da gruptan paylaşın.
  • Twitter üzerinden paylaşın.
  • Twitter akış modülünü sitenize ekleyin.
  • İçeriğinizi Google+ üzerinden paylaşın.
  • Pinterest üzerinden görsel ve içeriğinizi pinleyin.
  • İçeriğinizi Linkedin üzerinden paylaşın.
  • Instagram üzerinden görsel ve içeriği paylaşın, metin içinde ve bio’da URL kullanın.
  • Tüm paylaşımlarınızda içeriğiniz ile ilgili anahtar kelimeleri hashtag (#) olarak kullanın.
  • Paylaşım yapılan sosyal medya platformlarında varsa ilgili kişileri de etiketleyin.
  • Yeni içeriklerinizi bülten ile duyurun.

Sonuç olarak içeriğiniz Google’da indexlenmiş olacak. Google Analytics üzerinden web sitesi ziyaretlerini detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Kabulümdür, Tüm Güzelliklerinle Gel Hayat

Yeni bir yaşa daha giriyorum, hayatım film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden.

Hoş geliyorsun yeni olan her an, her nefes, her gülümseme.. Yeni yaşım; sevgi getir, huzur getir, şifa ver, umut ol..

Şükürler olsun tüm hayatıma, varlığıma, geleceğime..

Güzellikler biriktirdim, güzel anılar.. İyiki dediğim, hatırladıkça içimi huzurla kaplayan mutlu anılarım oldu.

Bazen içimin acıdığı hatırladıkça koca bir ah çektiğim çaresizliklerim oldu..

Çok güldüm, kahkahalara boğuldum, bazen ailemle, bazen arkadaşlarımla bazen bir sinema perdesindeki karakterlerle..

Keşke dediğim anlarım oldu. “Pişman olmamak lazım!” denir hep, ama pişmanlıklarımı da kabullendim, onlarla şekillendi karakterim..

Dans ettim, bazen bir canlı müziğe eşlik ederken neşelendim, bazen bir düğünde halay çektim,  adım adım heyecanla salsa öğrendim..

Öğrencilerim oldu, gözlerindeki ışığa hayran olduğum, beni hayallerime yaklaştıran, yarıda kalan..

Çok çalıştım, keyif aldım, yoruldum, yepyeni şeyler öğrendim, sabahlara kadar uyumadım, başardım..

Sevdim, beni ben yapanları sevdim, en çok annemi sevdim, babamı sevdim.. koşulsuz sevgiyi, koşulsuz sahiplenmeyi sevdim..

Hayat başka sevgiler de verdi, başka başka heyecanlar, hep etrafımda olsun istediklerim, uzaklaşamadığım, azıcık uzaklarında nefes alamadıklarım, hayatımın tamamlayıcıları, ailem, dostlarım, arkadaşlarım..

Eşim, diğer yarım.. Hayatıma anlam katanım.. Öyle güzel geldin ki hayatıma, öyle güzel durduk ki birlikte, gelecek başka türlü şekillendi gözümde, beklentilerim değişti..

Dışardan bakınca bazen uzun gibi görünse de, Hayat baya kısa!..

Madem elimizde ne kadar süreceğini bilmediğimiz bir yaşam var, o zaman neden boşuna geçiriyoruz zamanı.. Tadını çıkaramamak, kötü kullanmak biraz haksızlık değil mi bize verilene?

Yeni yaşımı alırken yeni kararlar alma vakti gelsin..

Daha çok sevmek, tadını çıkarmak için, günü yaşamak, yarına umutla bakmak için yeni gün gelsin bakalım..

Kabulümdür, tüm güzelliklerinle gel hayat..

Sevgiler..