Ana Sayfa Hayata Dair Hayatı erteleyerek, nereye kadar yaşayabiliriz ki?

Hayatı erteleyerek, nereye kadar yaşayabiliriz ki?

Hayatı erteleyerek, nereye kadar yaşayabiliriz ki?

Bir araştırma yapılmış ve resmen de tasdik edilmiş. Hayatı erteliyoruz, ve pişman oluyoruz. “Sonra yaparım” demeden önce lütfen bir kez daha düşünün..

 

“Keşke hayallerimi gerçekleştirmeye cesaretim olsaydı.”

Hep başkalarının bekledikleri, ve genel standartlara uygun yaşamaya çalışmak, kendi isteklerini unutmaya, ya da ötelemeye neden oluyor. Artık çok geç olduğunda geri dönüp “keşke” demek, malesef kaybedilen yaşanmamışlıkları geri getirmiyor.

“Keşke bu kadar çok çalışmasaydım.”

Belki hayatın her geçen gün zorlaşmasından, belki çalışmayı sevmekten ya da her nedenle olursa olsun bir şekilde, kendini işe odaklayıp, kendine ve yakın çevresine vakit ayıramamak, zaman geçip yorgun düşüldüğünde pişmanlık yaratıyor. Eminim çok çalışan herkesin elinde bir şansı daha olsa, geri dönüp zamanı daha dengeli dağıtmak isteyecektir. Kendine vakit ayırmalı insan once, kendini tanımalı, beklentilerini karşılamalı ve ailesine, dostlarına vakit ayırmalı, beraber geçirilen her an aslında o kadar kıymetli ki..

“Keşke duygularımı dile getirmeye cesaretim olsaydı.”

Duygular ya bastırılıyor, ya da “Ne de olsa biliyor” inancı ile dile getirilme gereği duyulmuyor. Oysa insan hissettiği neyse dile getirmeli. Sevdiğini söylemeli mesela annesine, arkadaşına ya da eğer kızgınsa bir arkadaşına söylemeli ona. Hem duyguların bastırılmasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, hem de söylenmeyenleri söyleyebilmek için artık çok geç olma ihtimali, ertelememek gerektiğini ifade ediyor aslında. Karşımızdaki insanı kaybetmeden önce söylemek en güzel olanı.

“Keşke arkadaşlarımla daha sık görüşseydim.”

Arkadaşlarımızı arayıp sormadığımız zamanlar olmuştur hep. Oysa insanın mutlu ya da üzgün anlarını paylaşmak isteyeceği arkadaşları olmalı, onları önemsemeli. Çünkü öyle anlar gelir ki etrafta sizinle sohbet edecek gerçek arkadaşlarınız kalmayabilir. Özlersiniz ama artık çok geç olmuştur.

“Keşke daha çok gülseydim, mutlu olsaydım.”

Pekçok insan mutlu olmanın, gülmenin aslında bir seçim olduğunu ölüm anı gelene dek fark etmiyor. Sorunları olabildiğine büyütme becerisine sahipsiniz, fakat gülmek için küçük fırsatları dahi değerlendirmiyorsunuz.. Belki aptalca şeyler ama olsun gülmek insana huzur verir, gençlik katar.

Lütfen hayatı ertelemeyin. Her ne yapmak istiyorsanız, yarını beklemeyin. Hayat çok kısa ve “Keşke”  diyecek kadar lükse sahip değilsiniz..

 

Sevgiyle Kalın

Önceki İçerik Sims Free Play
Sonraki İçerik Android.Anzhu (Android Cihazlar için yeni bir Trojan)
Hanife Çilingiroğlu / Pazarlama Müdürü Güzel Atlar Diyarı, Kapadokya’dan geldi İstanbul’a... Hayata dair teorileri var... Seviyor, çalışıyor ve yaşıyor, bazen en çok çalışıyor... İnternet üzerine yeni teknolojileri takip ediyor, hem kurumsal hem bireysel için “nette bilinçli sosyallik” üzerine saatlerce konuşabilir... En çok gülümse(t)meyi sever, bilir ki çoğu zaman bir tebessüm hayat kurtarır... Bitki çayları var bir de, asla vazgeçemez.. Hatta son gözdesi; “ballı, tarçınlı ve sütlü yeşilçay” şiddetle tavsiye olunur...

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz